12 Ekim 2012 Cuma

"Belki de her şey daha güzel olacak"

    "Belki de her şey daha güzel olacak ." Hep bu cümleyle kendime güç vermeye çalıştım. Ama her zaman tam tersi oldu :)
Alışkanlıklardan vazgeçmek en zor şeylerden biridir. "Hatta 'benim için' imkansız gibi " Ama vazgeçilmek zorundadır. Peki zorunda olduğumuz halde yapamıyorsak? İşkence de bu an başlar.
O alışkanlıklarımdan birisi de geçmişe takılı kalıyor olmamdır. Sürekli düşündüğüm ve bazen kötü de olsa dönmek "istediğim" bir geçmiş... Bazen de " iyisin iyi düşünme bunları" diyerek geçiştirmeye  çalıştığım zamanlar oldu tabii. Ama "ama"sı var işte. Saçma sapan amalar... Olmamalıydı.
Aslında o "hiç aklımdan çıkmayan" geçmişin bıraktığı en büyük yaralardan biri de güvensizlik. "belki de fazla düşünmemin sebeplerinden birisidir. Hani her defasında güvenmemem gerektiğini hatırlatan o geçmiş.." Daha doğrusu güvendiğin dağlara karların yağması sonucu doğal olarak oluşan güvensizliktir. Bu yara en kalıcı yaralardan. Bir çizik gibi. Küçücük görünse de acısından durulamayanlardan.
Güvensizliği aşmanın bir yolu yok mu ?
Bunun "sırrını" bulduğumda , o sırrı asla bırakmayacağım.
Ve tekrar kaybetmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.