12 Ekim 2012 Cuma

"Belki de her şey daha güzel olacak"

    "Belki de her şey daha güzel olacak ." Hep bu cümleyle kendime güç vermeye çalıştım. Ama her zaman tam tersi oldu :)
Alışkanlıklardan vazgeçmek en zor şeylerden biridir. "Hatta 'benim için' imkansız gibi " Ama vazgeçilmek zorundadır. Peki zorunda olduğumuz halde yapamıyorsak? İşkence de bu an başlar.
O alışkanlıklarımdan birisi de geçmişe takılı kalıyor olmamdır. Sürekli düşündüğüm ve bazen kötü de olsa dönmek "istediğim" bir geçmiş... Bazen de " iyisin iyi düşünme bunları" diyerek geçiştirmeye  çalıştığım zamanlar oldu tabii. Ama "ama"sı var işte. Saçma sapan amalar... Olmamalıydı.
Aslında o "hiç aklımdan çıkmayan" geçmişin bıraktığı en büyük yaralardan biri de güvensizlik. "belki de fazla düşünmemin sebeplerinden birisidir. Hani her defasında güvenmemem gerektiğini hatırlatan o geçmiş.." Daha doğrusu güvendiğin dağlara karların yağması sonucu doğal olarak oluşan güvensizliktir. Bu yara en kalıcı yaralardan. Bir çizik gibi. Küçücük görünse de acısından durulamayanlardan.
Güvensizliği aşmanın bir yolu yok mu ?
Bunun "sırrını" bulduğumda , o sırrı asla bırakmayacağım.
Ve tekrar kaybetmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Fazla Rahat!

    Çoğu şeyi unutup yeni bir döneme başlamayı planlıyorken herşey daha da berbatlaşarak benimle alay ediyor.
İnsanları ne kadar çok tanırsan o kadar çok soğuyorsun . Bu diğer insanlara karşı daima tedbirli davranmak gibi bir huy edinmene de yol açıyor.Ve bu berbat bir şey! " Şöyle söylesem başkasına söyler mi ? Söylerse ne kadar ŞİŞİRİP söyler? Ne şekilde söylesem yanlış anlamaz ?  "  uzar gidier . Çünkü ağızımızdan çıkan tek bir lafa bakıp  nasıl başkasına kötüleyip küçük düşmeni sağlar onu düşünür olmuşlar! Bunu yapınca ellerine ne geçiyor ? Güven sarsıyor. Güvenini kazanmış birinin bir yerlerden patlak vererek ve hatta göz göre göre güvenini sarsması hiç de normal değil .Bir insanın güvenini kazadıktan sonra o güveni kaybetme lüksü de nereden geliyor?  - Umurlarında bile değil -
Hiç beklemediğin kişiler hiç beklemediğin şeyler yapmaya başladığında " nasıl bu kadar umursamaz ve aptal olabiliyor ? Nasıl bu kadar İĞRENÇ bir insan olmayı başarıyor ? " Bu tarz soruları kendime sorduğumda içinden çıkamıyorum. Yapılanlar öyle anlamsız ki. Onlara sorsak herşey normal! Normal olan onlar mı yoksa ben mi abartıyorum ?. Tek hatam fazla düşünmek. Belki fazla değer vermek ?
Soru işaretlerle bir hayatı yaşamaktansa bencil olmak ?  Bu hepsinden zor.
Benim için.

29 Temmuz 2012 Pazar

Aynı Hata

   İlk başta kabullenemeyip olmaz dersin, imkansız! Düşünme onu. Sonra alır başını gider,düşünürsün,mutlu olursun her düşündüğünde. Olacakmış gibi sanki. Bir süre sonra artık çok geçtir ve istemeden de olsa aklına gelir durur.Kızarsın kendine, "hani düşünmeyecektin?"  Onu düşündüğün süre içerisindeki mutluluğun yerini umutsuzluk alır . Düşündüğüne pişman olmaya başlarsın. "Olmayacağını bile bile bunu neden kendine yaptın?" "Her seferinde kendi canını bile bile neden yakıyorsun ? " Sonu gelmeyecek bir hata yaptığın için  ne kadar pişman olursan ol artık olmuştur ve yapılacak tek şey vazgeçmek ..

Belki de "hata" değildir. ?

Kim bilir , belki . . .



14 Temmuz 2012 Cumartesi

Geldim ve gidiyorum

İhmal ettim blogumu şu sıralar. Eskisine göre iyi gidiyordu aslında o son bir kaç gün, iyiydim. Sanırım bana iyi olmak yaramıyor -ki mutlu olduğumu "düşündüğüm" zamanlarda bile içimdeki o hüzün ortaya çıkmak istiyor, engelliyorum ama nereye kadar?
Bir süre sanaldan ayrılmak sadece düşünmek istiyorum. Sonunda üzüleceğim bile bile yaptığım şeyler genelde sanaldan olduğu için isiyorum .. Çok da fark etmiyor aslında buralarda olup olmamam başkaları için .Fazlalık.
Tekrar görüşmek dileğiyle.

8 Temmuz 2012 Pazar

Ne yazsam bilemedim

Yazmak isteyip yazamadığım bir günümdeyim. Sadece yazıyorum şuan kafamda belli bir konu yok. Aklıma geleni yazacağım.
 Bir haftalık deniz keyfim sona ermiş bulunmakta. Her ne kadar muhteşem geçti diyecek olamasam da, güzeldi. Her şeye rağmen farklı bir hafta oldu benim için. Hem çevre olarak hem de duygusal olarak çok farklı ve belki de tuhaf bir haftaydı. Fazla detaya girmeyeceğim.Geriye kalan tatilimde neler yapacağımı bilmiyorum . Sıkıcı geçecek gibi görünüyor. Görmek istediğim bir kaç kişi var , umarım görürüm yoksa yaz sonunda hayal kırıklığı yaşayağım. Buna eminim
Tekrar, yazmak isteyip de YAZABİLDİĞİM bir yazımda görüşmek dileğiyle
"Esen kalınız" .

24 Haziran 2012 Pazar

Benden Son Durumlar

Şu son bir kaç günün yorgunluğunu henüz atmış değilim. Malum tanışma işi çok yordu.. " En azından zor kısmı atlatmış bulunmaktayız , düzenlemek diğerlerine göre kolay olacak" Her ne kadar sessiz bir yer olsa da - ki bunu zaten çok istiyordum- hep buraları sevmişimdir. Güzel bir manzaramız var ve müziğim de var daha ne isterim :)
İnternetimin olmayışı dışında tabii.Halacığım da olmasa. . . Mobile takıla takıla nereye kadar ? Bunun dizisi var filmi var animesi var blogu var en önemlisi MÜZiĞİ var.Ne olacaktı tüm bunlar ?
Şu an bile oturduğum yerden kalkasım gelmiyor öyle ki yorgunum. . .
Ruh halime gelecek olursak ; ne hissettiğimi bilmiyorum.Bir arkadaşımın tabiri ile " hissizlik"içerisideyim.
Neler olacak bekleyip göreceğiz. Buralardayım.
Kandaa :)

22 Haziran 2012 Cuma

Hâlâ Aynı

Zaman tünelimde (facebook profilim) geziniyordum ki 2010 da  yazdığım şu yazıyla karşılaştım ;


İnsanlara karşı davranışlarım, batıyor mu anlamıyorum.. Yapılan büyük hataları bile ne kadar hoşgörüyle karşılarsam karşılayayım,ne kadar görmezlikten gelip tartışma çıkmasın diye sinirimi bastırırsam bastırayım bir süre sonra tepeme çıkıyor ve iyi niyetimi suistimal ediyorlar... İyi olmak, onlara insan muamelesi göstermek mi yaptığım hata ? ... Cevabını bulamıyorum bir türlü.. 


 Öyle görünüyor ki o zamandan bu zamana insanlara olan yaklaşımım ne kadar canımı sıksalar ve yaksalar da aynı.
Ve hala bunu çözmüş değilim." Nerede hata yapıyorum ?"  Kötü mü davranmalıyım ? 
Sanırım bunu başaramayacağıma göre üzülen hep ben olacağım. Bencil olmayı mı denemeliyim? 
Çünkü öyle olduğunda en azından mutlu "görünüyorsun". Her ne kadar kafamı yastığa koyduğumda yaptığım "bencillikleri" düşünüp " yapmasa mıydım ? " diyecek olsam da . 
Sanırım bunu denemeliyim

18 Haziran 2012 Pazartesi

Anlamak Zor

 
  Sevginiz karşılıksız olunca sonunda yüzsüz mü oluyorsunuz ? "Yüzsüz" kelimesini işitmek için miydi her şey ?Fazla değer verince "yüzsüz" , dikkate almayınca "kendini beğenmiş" oluyorsunuz bu devirde.Sevdiğini belli etmeye çekinir oldu insanlar"gerçekten seven insanlar kastım" nede olsa belli edince tam sallanacak tip haline geliveriyorsunuz! Diğerleri o kadar şey yapar , sadece bir defa konusu geçer, en faza ; "yuh!" denir. Sırf rahatsızlık vermemek için duygularını içine atıp , bir şey yapmayı bırakan , uzun zaman sonra içinde tutamayıp bir cesaretle "düzgün" bir şekilde belli edenlere ise yakıştırdıkları "yüzsüz" kelimesi olur ve her defasında acımasızca dile getirilir ! Sen o kadar yıl sev, gözün başkasını görmesin, deli gibi değer ver o gitsin size "yüzsüz" kelimesini yakıştırsın...
İşte tam da bunu duyduğum an... Onca zamana , üzüntüye, SEVGİYE rağmen yine bir soru işaretli sonuca vardırdı ; " her şey bunun için miydi ?"
Ve cevabı çok açık!
~

10 Haziran 2012 Pazar

F.T Island - Even If It's Not Necessary

    Bir şarkı paylaşmak istiyorum. Eski bir şarkı , olsun. Daha önceden paylaşmalıyım dediğim bir şarkıydı. Bunu da yarım yamalak anlıyordum ve buna rağmen dinlerken gözlerim hep dolardı. Tam anlamıyla anlamasam bile hissediyor olmalıydım.  Hong Ki öyle duygulu söylüyor ki bunu hissetmemem mümkün değildi sanırım. - Yarım yamalak anlıyor olsam da . . . -  Tam çevirisini okuduktan sonra hislenmem doğal imişş onu anladım .
 Dinleyenlere iyi dinlemeler.

F.T Island - Even If It's Not Necessary 




Türkçe Çevirisi

Zorunda değilsin ama , şans eseri... 
Beni hatırlar mısın ? 
Yetenekli değilim ama , seni bir süre güldürdüm.
Beceriksiz aşk acısıyla uyandın ama
Eğer güzel anıların olduysa
En azından bir kez hatırlamalısın...
Bana benzeyen biriyle tanışırsan beni hatırlar mısın ?
Bizim dinlediğimiz şarkıyı duyarsan beni hatırlar mısın ?
Benimle aynı isimde biriyle tanışırsan beni hatırlar mısın ?
Yapmak zorunda değilsin ama
Lütfen en azından bir kez beni hatırla.
Son zamanlarda nasılsın ?
Eğer beni duyuyorsan merak ediyorum
Çoktan unuttuysan bile acaba tekrar beni hatırlayabilir misin ?
Eğer sadece bir an için mutlu olsaydın , bunu nedeni ben olsaydım, en az bir kez beni hatırlayacaktın.
 Bana benzeyen biriyle tanışırsan beni hatırlar mısın ?
Bizim dinlediğimiz şarkıyı duyarsan beni hatırlar mısın ?
Benimle aynı isimde biriyle tanışırsan beni hatırlar mısın ?
Yapmak zorunda değilsin ama
Lütfen en azından bir kez beni hatırla.
Ben farklıyım
Ben sana benzeyen biri olmasa da seni hatırlarım.
Herhangi bir yerde ne yaparsan yap ben seni hatırlarım.
Seninle aynı isimde biri olmadan da seni hatırlarım
Her nefes alışımda seni hatırlıyorum.
Ben ...

"Çeviri Alıntıdır"

9 Haziran 2012 Cumartesi

Death Note

Yaz tatiline geçmiş bulunmaktayız ve ilk günden sıkılmaya başladım diyebilirim. İzlediğim bir animeyi tekrar izleme isteği uyandı çünkü istediğim gibi bir anime bulamıyorum. Bu da ilk izlediğim animenin muhteşemliğinden kaynaklanıyor olmalı. Death Note . Karakterler arasında L e hayran olduğumu söylemeden geçemeyeceğim.
Kısaca tanıtacak olursak:
Animemiz Ryuk adında bir ölüm tanrısının (Shinigami)  ölüm defterini dünyaya düşürmesiyle başlıyor. 
Defter bir okulun bahçesine düşünce o okulun öğrencilerinden biri defteri görüp alır. Defteri alan Yagami Raito (Light) dur. Defterde onu alan kişinin nasıl kullanacağını yazan kurallar vardır ve Light bunları okuyunca inanmaz. Bir deneme yapar ve gerçekten işe yaradığını görür. Deftere adı yazılan kişi ölmektedir ve Light bu defteri dünyayı kötü insanlardan arındırmak için kullanmaya başlar. Ardından dedektifimiz L  ölümlere sebep olan kişiyi-şeyi bulmak için çalışmalara koyulur. . .

 Karakterlerden birkaçı :

                                      Yagami Raito (Light)


L

Ryuk (Ölüm Tanrısı)

Amane Misa

Kesinlikle izlenmesi gereken bir anime olduğunu düşünüyorum. Evet , izlemelisiniz.

7 Haziran 2012 Perşembe

Herkese Benden Not

Bazen küçücük kararlar tüm hayatımızın gidişatını değiştirebilir. Görmeye alıştığınız yüzleri eskisi kadar sık belkide hiç bir zaman göremeyecek olmak... Düşüncesi bile kötü hissettirir. İşte tam da o anda  "küçücük" kararlar birden "kocaman"oluverir. Veda zamanı geldiğinde...
 Ancak ; 
"Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır. Acıtmasına rağmen denemeyi öğrenmelisin."   
 . . .

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Silenced


Bugün bir film tanıtımı yapmak istiyorum.
Tam dram türünde film izlemek istiyordum ki  karşıma Silenced  çıktı.
Yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak çekilmiş bir film olması beni izlemeye daha da teşvik etti Bu da işin en acı tarafı aslında - yaşanmış olması- . . . Hayatın gerçeklerini , insanların acımasız , tiksinç yüzlerini  tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İzlenmesi ve izlettirilmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum. İzlenecekler listenize ekleyin derim.

                                     Silenced / Do Ga Ni 






Adı: Silenced                                                   Oyuncular:
Diğer Adı: The Crucible                             Yoo Gong             Jeong In-seo 
Yönetmen: Hwang Dong-Hyuk                      Yu-mi Jeong           Baek Seung-Hwan

Türü: Dram                                           Kim Hyeon-soo        Hye-jin Park 
Vizyon Tarihi: Eylül 2011                           Ji-yeong Kim



Konu : Sağır , konuşamayan  farklı yaşlardaki çocukların şiddete hatta tecavüze maruz kaldığı bir okul ve oraya atanan bir öğretmenin yaşanan trajediyi açığa çıkartma uğraşı...





25 Mayıs 2012 Cuma

Sadece bir şey diyeceğim.

En güzel şeyler beklenmedik anlarda yaşanırmış. Buna git gide inanmaya başladım. Gerçekten de seni mutlu edecek şeyler beklenmedik anlarda oluyor. Olan şeyleri tabii ki buraya yazmayacağım :) ama artık düzeleceğime inanmaya başladım. İyi olacağım .. .

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Şarkılar Bazen ...

Öyle şarkılarla karşılaşıyorum ki düşüncelerimi , duygularımı anlatan... T-Ara- TTL ( Time To Love ) bunlardan bir tanesi. Tam anlamıyla değil elbette ama özellikle aşağıda şarkı çevirisinde farklı renk içide belittiğim yer. ( Numaram aynı o ayrı konu :P ) Çok uzun zamandır dinlediğim bir şarkıdır tabii yeni yeni dinlemeye başlamadım. Ve işte  

T-ara & Supernova -TTL
Time to Love Türkçe Çeviri

İyi insan sen benim ilk aşkımsın
Bana aşkı öğreten insan
Seni asla unutmam
Seni hatırlıyorum

Sadece seni hatırlıyorum
Belki seni göreceğim bu yüzden bana aldığın giysileri giyiyorum
Ve saçlarımı senin beğendiğin gibi kestim
Seninle yürüdüğümüz yoldan geçerken
Belki sen ordasındır diye tur atıp durdum
Telefon numaram hala aynı
Beni tekrar arayabileceğini düşündüğüm için evim hala aynı
Birlikte dinlediğimiz şarkılar var
Tekrar arayıp, tekrar geri dönebileceğini düşünerek
Biz hala unutamadık
Hala birbirimizi istiyoruz
Hala aşığız.
Ayrıldık,dürüstçe seni özlüyorum
Seni ne olursa olsun bekleyeceğim,seni sonsuza dek bekleyeceğim
Düşünmeyi bıraktım,hala ayakta duruyorum.

İyi insan sen benim ilk aşkımsın
Bana aşkı öğreten insan
Seni asla unutmam
Seni hatırlıyorum
Sadece seni hatırlıyorum

Belki seni görebilirim diye düşünüyorum ve eğer seni görürsem kalbim titreyecek
Kalbimin saplanacağını düşünüyorum ve beni kuru ve buruk göreceksin
Seninle yürüdüğüm yoldan uzak durabilmek için
Senin orada olabileceğini düşünerek uzun yoldan gittim
Telefon numaramı çoktan değiştirdim
Belki seni düşünmeyi sürdürürüm diye evimden taşındım
Ama dudaklarımda hala söylenmemiş sözler var
Belki tekrar beni arayıp bana geri dönersin diye

İyi insan sen benim ilk aşkımsın
Bana aşkı öğreten insan
~
(Çeviri Alıntıdır)

20 Mayıs 2012 Pazar

Yılların Şarkısı

Bazı şeyleri unutmak için başvurduğum yollar maalesef ki derslerimin düzelmesine yardımcı olmuyor. Kafası darma dağınık olan biri için toparlanmanın yolları neler olabilir ? Yapmam gereken sorumluluklarım olmasaydı sabahtan akşama kadar hiç bir şey yapmadan müzik dinleyebilirdim. Ancak sorumluluklarım var.
 Kaç yaşındaydım bilmiyorum sanırım 10 - 11 yaşlarımda Madonna nın Frozen şarkısını dinlemiştim ve anlamını bilmememe rağmen çok sevmiştim. Halbuki şu günde kalbimin kırıklığını biraz da olsun anlatan bir şarkı haline geleceği kimin aklına gelirdi ?


İşte Madonna-Frozen 
Çevirisi ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem ingilizcem pek iç açıcı değil. 
"Çeviri alıntıdır"
You only see what your eyes want to see
sadece görmek istediklerini görüyorsun
How can i feel what you want it to be
ne olmasını istediğini nasıl hissedebilirim
You're frozen when your heart's not open
kalbin açık değilken donuyorsun(taşlaşıyorsun)
You're so consumed with how much you get
aldığın kadarıyla bitirilmişsin
You waste your time with hate and regret
zamanını pişmanlık ve nefretle harcıyorsun
You're broken when your heart's not open
kalbin açık değilken bozuksun

Mmm-mm-mm... If I could melt your heart
Mmm-mm-mm... eğer kalbini eritirsem
Mmm-mm-mm... We'd never be apart
Mmm-mm-mm... asla ayrı düşmeyiz
Mmm-mm-mm... Give yourself to me
Mmm-mm-mm... kendini bana ver
Mmm-mm-mm... You are the key
Mmm-mm-mm... sen çözümsün.

Now there's no point in placing the blame
şimdi suçlamanın bir anlamı yok
And you should know I'd suffer the same
ve bilmelisin ben de aynı şeyden acı çekeceğim
If I lose you, my heart will be broken
eğer seni kaybedersem,kalbim kırılır
Love is a bird, she needs to fly
aşk bir kuştur,uçmaya ihtiyacı var.
Let all the hurt inside you die
ölürsen içimde oluşacak acıyı düşün
You're frozen when your heart's not open
kalbin açık değilken donuyorsun(taşlaşıyorsun)
~
If I could melt your heart
eğer kalbini eritebilseydim...

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler Günü ~

Bugün Anneler Günü. Aslında yazmayacaktım bir şey ama kendimi tutamadım. Evet anneler günü özel bir gün olabilir ancak bir o kadar da annesiz yaşayan binlerce çocuğun da kalplerinin param parça olduğu bir gün. Kim ister ki annesiz olmayı , onsuz hayata göğüs germe çabası içinde olmayı ? Evet annem yanımda , onu çok seviyorum her şeyden çok. Ancak her anneler gününde düşündüğüm "sadece" kendi annem olmuyor , onlarca çocuğun yanında olmayan annesi de oluyor. Ailesi yanında olanlar; onların kıymetini bilin ve onları üzmeyin...

10 Mayıs 2012 Perşembe

İşte Yeni Tanıştığım Grup "NELL"

Bir erkek Kore fanı arkadaşımdan aldığım bilgilerle tanıştım bu grupla.. -Evet " erkek " olduğunu söylemeden edemedim çünkü erkek Kore fanları pek nadirdir bunun için ayrı bir mutluluk- Dinlenmeye başlandığı andan itibaren rahatlatmaya da başlıyor . Sakin bi tavır takınmaya da yardımcı oluyor aynı zamanda. Özellikle kulaklığınızı takıp o şekilde dinlemenizi öneririm. Henüz yeni çıkan albümleri olan Slip Away 'dan bir parça paylaşmak istiyorum. Açıkcası ben de bu albümle başladım onları dinlemeye  ^^'

Nell-The Day Before (Slip Away)  ~





9 Mayıs 2012 Çarşamba

Sınav-Stres -Gene Müzik Gene Müzik

Okul epey sıkıcı geçiyor. Dersler de pek parlak sayılmaz açıkçası ^^'' Kendime güveniyorum düzelteceğime eminim ancak şu saatlerde vicdan azabı çekmem kaçınılmaz oluyor. Stres atamıyor ve kendimi daha çok boğuyorum hak ediyorsun sen bunları çalışma çalışma sonra da üzül diyorum içimden . Kendime bile acımıyorum yahu. Tek sorun derse odaklanamıyor olmak. Kafamda sürekli bir şeylerin dönüyor olması. Bunun tek çözümü ise . . . Çözümü buralardan uzaklaşmak olacak. Yakında . .
Eveet iç boğucu yazımın ardından , o kadar çok K-POP dinliyorum ki başka tür şarkıları dinlemeye zaman kalmıyor . Sanırım onlar bana yetiyor olmalı ki diğerlerine ihtiyaç kalmıyor :)  F.T Island dan konu açacak olursak , bu grubun yeri bende çok ayrı. K-POP ile tanışmaya yeni yeni başlamışken hayatıma girdi bu grup ve hatıralarım onların şarkılarında, seslerinde, haykırışlarında gizli. Her şarkının benim için ayrı bir hatırası olduğu gibi her dinlediğimde o hatıralar gözümde canlanıyor.Bir şarkıyı paylaşmak istiyorum.
F.T ISLAND dan So Today.  Sesleri gerçekten harika değil mi ? 

Strong Heart

BIGBANG in katıldığı ve aynı zamanda Lee Sung Ki'nin de son kez sunuculuğunu yaptığı Strong Heart 'ın bu bölümünde fazlasıyla eğlendim. Tabii şok şok üstüne gelince . . . 
Seungri öyle şeker ki . . . T.O.P çok  ayrı . . Yahu hepsi çok şeker :)) İzleyeli iki hafta kadar oluyor ama tekrar izleyesim geldi :) Fazla güzel ve bir o kadar da hüzünlüydü. . .   Şhowun tamamını ve Türkçe alt yazılı olanını yeppudaa.com dan indirebilirsiniz.

Gülümsemek

Her zaman gülümseyen biri olarak aslında göründüğü kadar mutlu olmadığımızı " benim gibi sürekli gülümseyen fakat o kadar da mutlu olmayanlar kastım " belirtmek isterim. Zaten belirtmiş oldum neyse.
Gülmek çok güzel tabii ancak fazlası zarar. Neden mi ? Fazla gülen insanlar başkaları tarafından- bazıları - " lan her şeye gülüyo bu sallanacak tip hadi gel takmayalım biz bunu ciddiye almayalım " gibisinden düşüncelere kapılıyor ve bunu en ağır şekilde uyguluyorlar. Aslında bu kadar gülmemizin sebebi ne ? İçimizdeki hüznü-kederi ancak bu şekilde örtmeye , belli etmemeye, sıkıntılı bi tip gibi görünmemeye he bir de bazı şeyleri kısa bir süre bile olsa düşünmemeye çalıştığımızdandır . En azından ben böyleyimdir. Çoğu zaman yalnız kalıp müzik dinlemeyi tercih etsem de çevremden dolayı bunu aksattığım oluyor.Her şeye rağmen gülmek güzel - yanlız abartmamak gerek-.

Biraz hüzünlenelim mi ? Hep gülemem değil mi. İzlediğim bir Kore dizisinin Ost'u " dizinin adı Sarang Bi " Aşk Yağmuru" JanggGeunSuk ' un tarzını çok beğendim bu arada. Özellikle o küpeleri..

8 Mayıs 2012 Salı

Yaz Tatili

Sanırım bu yaz tatilim koşturmacalı geçecek. Öyle görünüyor. Her ne kadar yorucu bir tatil geçirecek olsam da iple çekiyorum çünkü yeni bir hayata başlayacağım yeni yüzler yeni arkadaşlıklar. Çok zor olacağının farkındayım , zor zamanlar geçireceğimin de öyle. Ancak hayat şartları bunlar elden ne gelir ? Kendimi şimdiden her şeye hazırlama çabası içindeyim. Müzik dinlemekten bir an kopamıyorum mesela.Rahatlatıyor çünkü. " hüzünle karışık duygulara kapılabiliyor insan o ayrı konu" Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Evet şuan okuyucum yok belki ama yazmak rahatlatıcı :)

İçimdeki Aşk'a Dair ~

Çok seversin . Ölecekmiş gibi seversin . Canın yanar çok yanar. Vazgeçmek istersin başaramazsın. Her dakika her saniye aklındadır aslında ve o bunun farkında bile değildir." Yalnızım " " Kimse bi nasılsın diye sormuyo" diye düşünür o, aslında içten içe bunu yapmak isteyen biri olduğunu, nasıl olduğunu deli gibi merak eden , onun için endişeden çıldıracak gibi olan biri olduğunu bilmez . Bilse ne olurdu ? Umurunda olur muydum acaba ? Söylemek istediğim ve söyleyemediğim şeyler kafamda dönüp durdu. Duyarsın belki görürsün. Gidiyorum ben. Senin için endişelenen biri vardı , nasıl olduğunu düşünen biri vardı, ayağını burktuğunda , hasta olduğunda... Ve sen onun kalbini param parça etmiş olsan da , canını yakmış olsan da iyi olmanı dileyen biri vardı . ve o gidiyo...

28 Nisan 2012 Cumartesi

Ben Bir Kore Aşığı Olarak ~

Sabahtan akşama kadar Kore şarkıları dinlemek . . . Hiç de sıkıcı değil. Onlarla uykuya dalıyo onlarla uyanıyorum çok da memnunum hani. Mesela DBSK - Kiss the baby sky ile güne gözlerimi açıyorum. Eski bi şarkı olmasına karşın onunla uyanmak günümün güzel geçmesini sağlar