11 Ekim 2015 Pazar

His

   
    Yanlızca paylaşmak istedim.
 eAeon-bulletproof

24 Haziran 2015 Çarşamba

Karmakarışık

  O kadar çok yazdım ki yaşadıklarımı aslında. Ama sildim hep sonunda tekrar ve tekrar... 
Damlalar gittikçe bardağı taşırmasın diye susmak beni iyice çıldırttı.
Kendimi sürekli açıklamaktan sıkılıp, açıklama yapmayı kesmem gerektiğini artık fark edip kesmeye çalıştığım şu dönemlerimde bunun içine sıçan herkese kocaman bir TEŞEKKÜR! iletmek istedim.

ama
 
"Sen de birilerin dünyalarısın. Birilerin hayalisin, birilerin hayatısın. Sen de seviliyorsun. Kendini en azından şimdilik küçümseme, açıl dünyaya."  
demiş bir yazar arkadaş.(sağolsun). Yani diyorum ki devam edin içine sıçmaya. hepinize inat başaracağım arkadaş.
 Beni de delirtemeyeceksiniz.

20 Şubat 2014 Perşembe

Bu kadarcık

Sadece bazı şeyleri çok özledim. Eskiyi kolay unutabilmek. Gerçekte neyi yanlış yaptığımı bilmek,nerede yanlış yaptım ki bu denli kötü bir muamele görüyorum? sorusunun cevabını bilebilmek isterdim.
Hepsi bu

6 Aralık 2013 Cuma

Tanımsız

     
            İlişkiler çok sıkıcı olmaya başladı gözümde. Belki de hep sevdiğim kişiye elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığımda, onunsa inatla ve hızla uzaklaştığını, elimden göz göre göre kaydığını gördüğüm içindir. Şu son zamanlarda çevremdeki insanların, yani irtibat halinde olduğum insanların da etkisi var sanırım. Onların ilişkileri , yaşadıkları , benim yaşadıklarım .. Hepsinde vardığım sonuç aynı olmaya başladı. Birileri deli gibi severken, birileri sıkılıp umursamadan arkasını dönüp gidiyordu. Herkes hayatta bunu tadacak ya da tattı. Ama her nedense yaşadığı şeyi başkasına yaşatırken umurunda bile olmuyor. Kısır döngü diyebilir miyiz buna bilemiyorum.
      İnsanlar da artık basit gelmeye başladı. Aslında göründüğü kadar iyi biri olmayanlar , aslında senden daha dürüst olana açıklığından dolayı aptalmış gibi davranılanlar, çok ve boş konuşup aslında doğru konuştuğunu sananlar, üzüntüden ölecek gibi olsa da gülümseyenler , bozulmasın diye yapılan esprilere gülenler , hiç bir şey umurunda olmayanlar , umuru olup umurunda değilmiş gibi davrananlar. Gerçekten üzgün olmayıp üzgünmüş ayağına yatanlar.
Ya gerçekten üzgün olanlar?  Ayağa yatanlar yüzünden o insanı da anlayamaz olduk(!)

 Kim gerçekten nasıl biri bilemiyorsun. İnsanlar değişir mi yoksa bize gösterdikleri yüzler mi değişken?
 Hangi yanı gerçekten o? İlk başlarda o samimi, seven “ belki seviyor gibi yapıp bunu gerçekten iyi başaran” mi gerçek yüzü yoksa umursamayan, değersizmişsin gibi olsan da olur olmasan da gibi davranan mı gerçek yüzü? Belki de öyle hissettirip ders vermeye çalışıyordur sana kendi çapında?
 Hanginiz gerçeksiniz? Hanginiz samimisiniz hayatınızda başkalarına karşı? Olduğunuz gibisiniz?
 Hanginiz kendisini gerçekten tanıyor?
 Herkes bir şeyleri kanıtlama çabası içinde. Bu kendisine karşı da olabilir başkasına karşı da...
 Hiç birimiz kendimiz de dahil olmak üzere kimseyi tam anlamıyla tanıyamayız.
 Böyle düşünmeye başladım. Kendimi bile tam anlamıyla dinleyemez oldum.
 Gerçekten ne istiyorum?

 Cevabını veremiyorum.

21 Kasım 2013 Perşembe

Kısaca düşünmeler




Nerede yanlış yaptığımı bulamıyorum. Çözmek git gide zorlaşıyor kafamdakileri. Belkide bendim bu denli zorlaştıran. Yoluna koymaya çalıştıkça iyice dibe batıyordum belki. Bazen hissizleşiyor bazen de öyle bir seviyordum ki.. Aklıma gelen ilk şeyi yapmak için düşünmeye başlıyordum. İlk fırsatta koşuyordum ona. Düzelebilir miyiz ? Yoluna girer mi her şey ? Aslında yapmak istediğim o kadar çok şey var ki . Belkide sadece  ben istiyordum bunu. Çabalamam boşuna mı yoksa ? Korkuları mı var ? Birini sevmek gibi , yeniden sevip yeniden aldatılmak , terk edilmek gibi ? Belkide sadece bir bahane başından savmak için. Bilemiyorum ki işte , hiç ipucu vermiyorsun. Nereye yürümeye çalışsam engel oluyorsun.
Zaman ver ona diyorum kendi kendime , biraz zaman ver. İşte o çok sevdiğim anlar geldiğinde tutamıyorum kendimi. Tutamayıp sonunda üzülen gene ben oluyorum ya orası çok farklı bir duygu zaten. Haklıyken haksız hissediyordum kendimi.  Kırgın, mutsuz, pişman , aklına ne gelirse işte.
Öyle bir an geliyor ki kızıp duruyorum ona . Fazla üsteliyorum , düzelmek için şans veriyorum habire . Sanki bir şeyler değişecekmiş gibi. Ümit etmek işte.( Lan yazarken bile ümit ediyorum yahu. Bir insan bu kadar da uslanmaz olmasın. Ümit etme deyip deyip ümitlenen...) Sonucunu bildiğim halde , ne olacağını tahmin edip üzüleceğimi bildiğim halde üstüne gitmek  ?
 Kendimden yoruldum. Düşüncelerimden , düşünmeye zorlayan kalbimden yoruldum. Biraz huzur istiyorum beynim için. Ama onunla olsun (başa döndük) . Yapmak istediğim şey onu yalnız bırakmamak.  ( yalnız olduğunu nereden biliyorsun demeyin ben bilirim , biliyom ben)
Sonuç olarak öyle karışık ki kafam neyi nasıl ne zaman yapmalıyım ya da yapmamalıyım bilemiyorum. Onun için ne zaman ne yapacağım belli olmuyor. Uzun aradan sonra kısa da olsa bendeki son durumlar böyle.
Çok yoruldum...



17 Mart 2013 Pazar

Sadece Hisset



                         

                     Yazımı okumaya başlarken bu şarkıyı açmanızı öneririm. Zira yazım bu şarkıyla ilgili.


           Eğer bu şarkıyı dinleyeceksen - ki dinlemelisin , mutlaka kulaklığını takıp son ses dinlemelisin.
Bir otobüsün senin için en rahat köşesinde dinlemelisin -ama cam kenarında olmalı-
Belki trenle yolculuk ediyorsundur , metroyla , metrobüsle ..  Artık hangisiyse.
Araç hareket ederken camdan içeri sızan hoyrat rüzgarın yüzüne hafifçe değip geçtiğini hisset, hafif saçların da uçuşuyor...
Tam o anda sadece dinle ve bulutları seyret, hareket edişlerini hisset. Uçan kuşları, gökyüzünde süzülüşlerini. Arada bir gözlerini kapatıp müziği hissedebilirsin . Sanki bıraksalar uçacakmışsın gibi hissedeceksin.
Şanslıysan yağan yağmurun cama vurduğunda aşağıya süzülüşlerini de seyredebilirsin.
O an hissettiklerinin ne olduğunu belki sen bile anlayamazsın. Tuhaf bir hüzün açıklayamadığın anlamsız bir mutluluk. Hiç bitmesin istediğin .
Uzun bir iç çekiş ardından...
Sadece düşüncelerinle , hissettiğin eşsiz duyguyla baş başasın.
O hissi seni öyle cezbedecek ki  tarif edemeyeceksin.
Bir şeyler hissediyorsun ama açıklayamıyorsun. Bu hem biraz burukluk hem bitmesin istediğin bir mutluluk ...
Tarif edemiyorsun işte .
Sadece hisset .


Ben böyleyim. Hiç bir şey olmasın hayatımda ama her gün bu hissi tatmak benim hoşuma gidiyor. Onun için biraz bile uzun olan yolculukları çok severim. Ve Nell'i tanıdığım için çok şanslıyım..
Düşüncelerimi haykırdığı için , bu hissi bana tattırdığı için Nell'e sonsuz teşekkür ediyorum. İnanılmaz derecede.
"Tarif edemiyorsun işte"
Bir de "Hyung!" (Oppa'dan iyi) ,  sana da çok teşekkür ederim

 :)

. . .



15 Şubat 2013 Cuma

Sadece "bunlar" olmuyor.




Uzun süre bir yerden uzak yaşadığında her ne kadar o zamanlar yakınıyor olsan da o süre zarfı içerisinde az da olsa orayı özlediğini fark ettiğin bir gün geldiğinde 
Anıların bir çoğunun yaşanmamış olmasını dilediğinde 
Çok özlemene rağmen elinden bir şey gelmediğinde
Bir cesaretle yaptığın şeylerin bir çoğundan pişman olduğunda
Bencil olmayı denemene rağmen başaramadığında
İnsanları tanıdıkça onlardan soğumaya ( ve hatta tiksinmeye ) başladığında
Ne kadar uzak durmaya çalışsan  da başaramadığında
Kendinden çok başkalarına değer verip sonunda verdiğin değerin boş olduğunu gördüğünde
Asla yapmaz deyip en güvendiğin kişinin yaptığı o berbat şeyi öğrendiğinde
"Hadi bakalım  yaklaştım , bu sefer mutlu olacağım :))) "  diye kendini kandırdığında
Ardından gelişen  olaylar sonucunda "güvenmekten" korktuğunda
Aslında yapılacak çok şey olmasına rağmen istemsiz olarak hiçbir şey yokmuş gibi davrandığında 
Sevdiğin şeylerin-kişilerin bile yavaş yavaş sıradanlaştığını gördüğünde
"Yapmaz o ya" ,  deyip güvenin tam olduğu birisinin hayatının taa içine ettiğinde
Sadece sen varsın.
Kendinle baş başasın
Düşüncelerinle , üzüntülerinle , duyduğu paha biçilmez sevginin sonunda "gene" mutsuz olan sen varsın.
Bazen her şey boş. Bazen her şey normal.
 Bazen muhteşem.gibi  sanki olacak gibi. . .

Olmuyor arkadaş. Olmuyor.

Ama olan bir şey var  ; insanların git gide daha da çekilmez hale geldiği. Konuşmaya bile değmez hale geldiği kısacası " tiksinç" hale geldiğidir.
...